Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Hadid Suresi 29. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hadid Suresi 29. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hadid Suresi 29. ayeti ne anlatıyor? Hadid Suresi 29. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Hadid Suresi 29. Ayetinin Arapçası:

لِئَلَّا يَعْلَمَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَلَّا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ

Hadid Suresi 29. Ayetinin Meali (Anlamı):

Ehl-i kitap da şunu bilsin ki, onların Allah’ın lutf u ihsânından herhangi bir şeye nâil olabilmeleri mümkün değildir. Her türlü lutuf ke­sinlikle ve sadece Allah’a ait olup onu dilediğine bahşeder. Allah, pek büyük lutuf sahibidir.

Hadid Suresi 29. Ayetinin Tefsiri:

Hitap, yahudi ve hıristiyanlar gibi daha önce bir peygambere iman etmiş olanlarla birlikte bütün mü’minleredir. Allah Teâlâ, Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz’i peygamber olarak gönderdikten sonra Ehl-i kitap dâhil bütün insanları ona inanmaya çağırmakta; sahih bir imana sahip olup ebedi kurtuluşa erebilmek için ona imanı şart koşmaktadır. Ancak burada Ehl-i kitap olup Efendimiz (s.a.s.)’e iman edenlere, hususi bir mükâfat müjdesi vardır. Cenâb-ı Hak onlara rahmet hazinesinden iki kat, iki pay, iki nasip verecektir. Birisi önceki peygambere imanın mükâfatı, diğeri de bu Peygamberimiz (s.a.s.)’e imanın mükâfatıdır. (bk. Kasas 28/54) Onlara dünyada aydınlığında doğru yol üzere yürüyecekleri bir hidâyet nûru, âhirette de aydınlığında cennete doğru yürüyecekleri bir nûr lütfedecek ve günahlarını bağışlayacaktır.

Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:

“Üç kişi vardır ki Allah bunlara iki kat ecir verir: Kitap ehlinden bir kimse hem kendi peygamberine hem de bana inanırsa ona iki ecir vardır. Bir köle hem Allah’ın hem de efendisinin hakkını yerine getirirse ona iki ecir vardır. Câriyesini güzel yetiştirip sonra onu azat eden ve onunla evlenen kimseye de iki ecir vardır.” (Buhârî, Enbiyâ’ 48)

Ehl-i kitap, eğer Efendimiz (s.a.s.)’e inanmazlarsa, şüphesiz kaybedenler kendileri olacaktır. Çünkü kıskançlık ve kuruntuları Allah’ın takdirini değiştirmeyecek, Allah’ın hiçbir lütfuna nâil olma imkânı bulamayacaklardır. Peygamberlik başta olmak üzere bütün lutufların, nimetlerin, iyilik ve ihsanların yegâne sahibi olan Allah Teâlâ, bunu dilediğine verecektir. Ehl-i kitap olanlar dâhil hiç kimse O’nun yapacağı işlere müdahale edemeyecektir.

Al­lah Teâlâ’nın bü­yük lutuf sa­hi­bi olduğunu haber vererek sona eren Hadîd sûresini, öncelikle Cenâb-ı Hakk’ın mazlum ve çaresiz bir kadın hakkında tecelli eden lütfunun beyânıyla başlayan, sonra da kâfirlere ve münafıklara hadlerini bildirmek suretiyle müminlere dünyada olan lütfuna ve cennet ve rızâsı ile de âhirette olan lütfuna yer veren Mücâdile sûresi takip ediyor:

Hadid Suresi tefsiri için tıklayınız…

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Hadid Suresi 29. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız…

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ