Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Yağmur gibi müşteri yağdıran dua

Yağmur gibi müşteri yağdıran dua

Peygamberimizin “Ticaret yapın, çünkü rızkın onda dokuzu oradadır” sözü bizleri ticarete sevk etmektedir.

Ayrıca “Doğru sözlü, dürüst ve güvenilir tâcir, peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir” hadisi Müslümanların ticaret şevkini artırmaktadır.

Doğru sözlü, dürüst ve güvenilir tâcir, peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir

Doğru sözlü, dürüst ve güvenilir tâcir, peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir

Ticarette kazancın bolluğu ve bol kazanç için de müşterinin fazla olması önemli unsurlardır.  Dinimiz insanların zengin olmasını yasaklamamış, tam tersine helalinden para kazanmayı ve bu paralarla ihtiyacı olanlara yardım etmeyi emretmiştir.

Bir hadiste geçen “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” (Kaynak: Buhârî, Mağâzî, 35.) sözü para kazanıp insanlara yardım etmeyi teşvik etmektedir. Çünkü günümüzde yardım çoğunlukla maddi imkanlarla yapılmakta, insanlardan uzak durup, suya sabuna dokunmayan, sırf ibadetle meşgul olan kişilerin kimseye bir hayrı dokunmamaktadır.

Ticaret ile meşgul olan kimseler Peygamberimizin (SAS) ashabından olan Hz. Abdurrahman bin avf’tan bazı konularda örnek almalıdırlar.

Cennetle müjdelenen 10 kişiden biri olan Hz. Abdurrahman bin avf, oldukça zengin ve hayırsever bir biriydi. Bu sahabinin en dikkat çeken özelliği, ticaretten çok hızlı para kazanabiliyor olmasıydı.

Öyle ki kendisi hakkında “Elime taş alsam, altın ve gümüş ol­duğunu gördüm!” (Kaynak: Müsned, 1: 91.) sözlerini söylemiştir.

Nasıl ki Hz. Ebubekir (ra) sadakatte, Hz. Ömer (ra) adalette, Hz. Osman (ra) ağırbaşlılıkta ve cömertlikte, Hz. Ali (ra) dünya malına tamah etmemekte bizlere rehber oluyorsa Hz. Abdurrahman bin avf da ticaret konusunda bizlere rehber olmaktadır.

Hz. Abdurrahman bin avf ortalama bir tüccarın ticaretten bir senede kazanabildiği parayı birkaç haftada kazanabiliyor, çok az bir sermayeyi çok hızlı bir şekilde büyütebiliyordu.

Hz. Abdurrahman bin avf ile ilgili olarak en bilinen hadis şudur:

Müslümanlar Mekke’den Medine’ye göç ederken mallarını geride bıraktıkları için eskiden zengin olanlar bile sıfıra düşmüş durumdaydı. Bu yüzden Peygamberimiz (SAS) Medine Müslümanları ile Mekke’den Medine’ye göç eden muhacirleri kardeş ilan etmiş ve insanların birbiriyle yardımlaşmasını sağlamıştı.

Mekke’den beş parasız Medine’ye göç etmek zorunda kalan Hz. Abdurrahman bin avf’ı da Medine’nin en zenginlerinden Sa’d bin Rebi ile kardeş ilan etmişti.

Hadise göre aralarında şu konuşma geçmiştir:

Sa’d bin Rebi dedi ki:

“Kardeşim, ben Medine’nin en zenginiyim. İşte malımın yarısı, al. İki tane de hanımım var; bak, hangisi hoşuna gidiyorsa boşayayım, onunla evlen!”

Abdurrahman’ın cevabı ise şöyle oldu:

“Kardeşim Sa’d! Allah malını da, aileni de sana bağışlasın. Siz bana çarşının yolunu gösterin.”

Abdurrahman’a çarşının yolunu gösterdiler. Doğruca çarşıya gitti, epey bir miktar kazanç elde ederek döndü. Daha sonra Hz. Peygamber’in (a.s.m.) mal çokluğu için duasına da mazhar olan Abdurrahman, çok geçmeden öylesine zengin oldu ki, bir defada 700 deveyi yükleriyle birlikte Allah yolunda ba­ğışlayacak dereceye geldi. Kendisi der ki: “Elime taş alsam, altın ve gümüş ol­duğunu gördüm!”(Kaynak: Müsned, 1: 91)

Ticaret konusunda maharetli olması sebebiyle Hz. Abdurrahman bin avf’a ticaretteki başarısının sırrı sorulduğu zaman aşağıdaki bilgileri vermiştir:

  • Birincisi; Ben, işin başında Allah Resulü’nü memnun edip, O’nun lisanından malımın bereketlenmesi için dua aldım.
  • İkincisi; Allah’ı ticaretimin ortağı kıldım, ne kazandımsa, onun yolunda harcamaktan geri durmadım.
  • Üçüncüsü; Pazarın hep ilk gelen tüccarı oldum. Güneşi hiçbir zaman üzerime doğdurmadım.
  • Dördüncüsü; Hiçbir müşteriyi boş çevirmedim, kolaylığı esas aldım.
  • Beşincisi; Az kâra razı oldum, çok kârdan değil, sürümden kazandım.

Bizler de ticaretten iyi kazanmak, müşteri açısından sıkıntı yaşamamak istiyorsak bu beş kritere önem vermeliyiz.

İnsanların hayır duasını alalım

Hz. Abdurrahman bin avf Hz. Peygamber’in duasına nail olmuştur. Bizler de Hz. Peygamber’e (SAS) bol salavat getirerek, yoksul, aciz, ihtiyar, gönlü İslam ışığıyla aydınlanmış insanlar başta olmak üzere insanların dualarını alacağız, arkamızdan hayır dua etmelerini sağlayacağız.

Paramızı Allah yolunda harcayalım

Hz. Abdurrahman bin avf ticaretten hızlı para kazanan ve din yolunda sarf etmekte oldukça cömert biri idi. Onu şu şekilde anlatırlar:

“Hz. Abdurrahman, günlerinin çoğunu oruçlu geçirir, her sene hacca giderdi. Peygamberimizin (a.s.m.) duasının bereketiyle sahip olduğu servetini Allah yolunda harcama hususunda en küçük bir tereddüt göstermedi. Bir defasında 40 bin dinar, 500 at ve 500 yük devesini cihat için vermişti. Gayet sade yaşar, evin­de fakirler için devamlı olarak sofralar kurulurdu.” (Kaynak: Üsdü’l-Gàbe, 3: 314-317.)

Erken kalkalım

Hz. Abdurrahman bin avf ticaretin gereklerini yerine getiren biriydi. Bu doğrultuda, rakiplerinden hep önde olmak için sabah güneş doğmadan önce pazara giderdi. Bizim de her dükkanımızı rakiplerimizden daha önce açmamız gerekmektedir. Sabahları erken kalkmak ticaretin en önemli sırlarından biridir.

Müşteri odaklı olalım

Gülmeyi bilmeyen esnaf olmasın diye bir söz vardır. Müşteri ilişkileri iyi olanın daima bol müşterisi olur. Müşteriler bazen imtiyaz, bazen ekstra ilgi isterler. Dükkana müşteri yağması için müşteri odaklı olmak gerekmektedir.

Fahiş kardan uzak duralım

Sürümden kazanma stratejisi olanlar eskinden de, şimdilerde de ticaretten iyi kazanırlar. Az kişiyle uğraşayım ama satış başı iyi kazanayım stratejisi yerine kar marjını düşük tutarak daha fazla kişiye mal satma stratejisi uygulanmalıdır. Fiyatlar uygun olduğu zaman zaten müşteri dükkana daha bol gelecektir.

Yağmur gibi müşteri yağdıran dua

Hz. Abdurrahman bin avf’ın ticaretteki başarısının bir sırrı da düzenli olarak dua okumasıdır.

Hz. Abdurrahman bin avf düzenli olarak aşağıdaki iki duayı okumaktaydı:

  • Her eve girişte Ayetel Kürsi okurdu.
  • Boş kaldığı zamanlarda “Allah’ım, beni nefsimin tamahkârlığından koru!” diye dua ederdi.

(Kaynak)

Din büyüklerimiz müşterinin bol olması, ticaretimizin bereketli olması için Tevbe suresinin 129. ayetini okumayı tavsiye etmektedirler.

Ebu Davud’un süneninde rivayet olunduğuna göre; Ebu’d-Derdâ Hazretleri demiştir ki, “Her kim sabah ve akşam yedi kere bu ayeti okursa, Allah Teâlâ o kulun önemsediği şeylere kifâyet eder.”

Tevbe suresinin 129. ayeti dükkana müşterinin bol gelmesi için okunduğu gibi kişinin olmasını istediği diğer amaçlarının gerçekleşmesi için de okunmaktadır.

Tevbe suresinin 129. ayeti

Tevbe suresinin 129. ayeti

Tevbe suresinin 129. ayeti okunuşu: Fe in tevellev fekul Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbül arşıl azîm.

Tevbe suresinin 129. ayeti manası: Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. O yüce Arş’ın sahibidir.

Yağmur gibi müşteri yağdıran dua

Dua maksadıyla okunursa Tevbe suresinin 129. ayetinde yer alan “Yüz çevirirlerse de ki” kısmı atlanarak da okunmaktadır. Çünkü ayetin dua kısmı Hasbiyallâhu ile başlayan kısımdır.

Bol satış duası, hızlı satış yapmak için dua, müşteri çekme tılsımı, karınca gibi müşteri yağdıran dua, müşteri duası gibi isimlerle bahsedilen dua budur. Bu dua her gün,  günde 7 KERE okunur.

Yağmur gibi müşteri yağdıran dua

Yağmur gibi müşteri yağdıran dua (Günde 7 kere okunur)

Okunuşu: Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbül arşıl azîm
Anlamı: Allah bana yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. O yüce Arş’ın sahibidir.

Bol müşteri duası Celcelutiye

Ticarette müşterinin bol, kazancın bereketli olması için celcelulitiye duası da okunmaktadır.

Celcelulitiye duası Cebrail aleyhisselamın Peygamberimize (SAS) öğrettiği, onun da HZ. Ali (ra) efendimize öğrettiği bir duadır.

İmam-ı Gazzalî Hazretleri nakleder ki:

Cebrail Aleyhisselam Peygamber Efendimiz`e (asm) dedi ki:

“Ya Muhammed! Rabb`in sana selam ediyor ve selamın en mükerremini sana tahsis buyuruyor. Sana bu hediyeyi ihsan buyurdu.”

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm): “Ey kardeşim Cebrail! Bu hediye nedir?” dedi.

Cebrail Aleyhisselam: “Bu hediye, içinde İsm-i Azam ile en geniş kasem bulunan büyük duadır.” diye cevap verdi.

Peygamber Efendimiz (asm): “Ey kardeşim Cebrail! Bu duanın adı nedir? Keyfiyeti nasıldır?” diye sordu.

Cebrail Aleyhisselam dedi ki: “Ya Muhammed! Bu duanın adı Bedi`dir (Celcelutiye). İçinde en yüksek kasem ve İsm-i Azam vardır. O İsm-i Azam ki:

1. Arş-ı A’la’nın kenarına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Allah’ın arşını taşıyan melekler bu arşı kaldıramazlardı!

2. Güneşin kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, güneşin ışığı ve nuru olmazdı!

3. Ay’ın kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, ay ışık veremezdi.

4. Cebrail Aleyhisselam`ın kanadına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Hazret-i Cebrail yeryüzüne inemez, semaya çıkamazdı!

5. Mikail Aleyhisselam`ın başına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı yağmurlar ve damlalar ona itaat etmezlerdi.

6. İsrafil Aleyhisselam`ın alnına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı sur’a üfleyemezdi.

7. Azrail Aleyhisselam`ın elinin üzerine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, mahlûkatın canlarını alamazdı.

8. Yedi kat göklere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı gökler yükselemezdi.

9. Yedi kat yerlere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, yedi kat yerler, şimdi olduğu gibi sabit olmazdı! Bu ismi Adem Aleyhisselam okumuştur! (İmam-ı Gazzalî, Celcelutiye, s.561)”

Celcelutiye Duası

“Bede’tü bibismillahi ruhi bihi nehtedet
Ila keşfi esrarin bibatinihi intavet”

“Ve salleytü fişşani ala hayrı halkihi
Muahmmedin men zahaddalalete velğalet”

“Ilahi lekad aksemtü biismike daiyen
Biacin ehvecin celcelutin helhelet”

“Efizli min’el envari ya rabbi feyzuhü
Bissirri ve ahya meyyiti kalbi bisalsalat”

“Linuhyi hayătel kalbi min densin feyzuhü
Bikayyumin kămessirru fîhi feeşrekat”

“Ve subbe ală kalbi şeăbiybe rahmetin
Bihikmeti mevlănel aziymi binăalet”

“Fesübhăneke Allahümme yă hayre hălikin
Veya hayre hallăkin ve ekreme ben beat”

“Tübelliğuni kasdi ve küllü măribi
Binuri senail ismi verruhi kad alet”

“Ifdi li minel envâri feyzate menzilin
Aleyye ve ahyâ meyyiti kalbi bağlemehet”

“Elâ ve elbisni heybeten ve celâleten
Ve feffe yedel a’dâi anni bitaytağat”

“Ela vahcubnî min adüvvin ve hâsidin
Bi hakkı şemâhın eşbehin selemet semet”

“Elâ vakdi yâ rabbâhü binnuri hâcetî
Ve yessir ümurî ba’de usrin kad inkadat”

“Ve hallısni min külli hevlin ve şiddetin
Bineassin hakîmin katiussirri esbelet”

“Ve selleme bibahrin va’tini hayre berrihâ
Vesbel aleyyessetre ve esfi minel ğalet.”

“Ve asmim ve ebkim sümme a’mâ adüvünâ
Vâharesi yâ zelcelâli bihavsemet”

“Ve fî havsem mea devsem ve berasem
Tehasnet bil’ismi aziymi minel ğalet”

“Ve ellif kulûbel âlemiyne biesrihâ
Aleyye ve elbisnîl kabûle bişelhemet”

“Ve âhrisni ya zelcelâli bikâfi kemen
Ve besrin ümûri bihurmeti taytağat”

“Ve ahzilhüm yâ zelcelâli bifazli men
Ileyhi sehat daben elfelâti ve şettet”

“Ve bârik lenâ Allahümme fî külli kesbenâ
Ve halle ukûdel usri ya yûhirtecet”

“Feyâhü ve yâyûhü ve yâ hayre bâriin
Ve yâ men lenel erzâke min cûdihi nümet.”

“Nerüddü bikel a’dâe ve seyyidî
Ve bil’ismi nermiyhim minel büdi bişşetet”

“Feente ricaî ya ilâhi ve seyyidî
Fekul limîmil ceysi in rame bî ğalet”

“Feyâ hayre mes’ûlün ve ekrim men atâ
Veya hayre me’mûlin ilû ümmetin halet”

Celcelutiye Duası Tercümesi

Bismillahirrahmanirrahim

1. “Bismillah ile başladım; ruhum, O’nun sayesinde o besmele içinde saklı olan çok sırları keşfetti.”

2. “İkincisinde O’nun yarattıklarının en hayırlısı olan Hz. Muhammed’e salavat getirdim. O Muhammed ki (dünyadan) bütün dalalet ve yanlışlıkları gidermiştir.”

3. “Ey İlâhım! Senin ismine dayanarak dua ettim. Hep açık olan ve gittikçe parlayan Ehad ve Bedi’ isimlerinle sana yalvarıyorum.”

4. “Kadîr ve şanı yüce olan isminle senden istedim. Ey güçlü (kadîr) Allah’ım, sen işlerimi kolaylaştır.”

5. “Ey Hayy ve Kayyûm olan Allah’ım! Daima, umut ederek sana yalvarıyorum. Ehad ve Bedi’ isimlerini şefaatçi yaparak yüksek sesle bağırıp sana yalvarıyorum.”

6. “Denizin ortasına vurulan kılıç gibi olan isimlerinle ey yaratanların en hayırlısı olan Allah’ım! Hâdiseleri yönlendiren, savaş ve barışı sağlayan isimlerinle sana yalvarıyorum ki, bu fitne ateşi söndürülsün!”

7. “Ey İlâhım! Her derde, her işe ânında müdahale eden ve sür’atli bir şekilde icabet eden Allah, Ehad ve Bedi’ isimlerinle sana yalvarıyorum.”

8. “Ki kalbin hayatını canlandırasın, yani ondaki kirleri gideresin. Kayyûmiyetinle onu ayakta tutasın, o kayyûmiyet sırrı onda hep var olsun ve daima parlasın.”

9. “Bu Hayy ve Kayyûm nûrunun çok şimşeklerinden bir ziya üzerime parladı, yüzüme (kalbime) bir parıltı geldi ve şimşek çaktı.”

10. “Ve kalbimin üzerine rahmet sağanakları döküldü. Kerîm olan, Mevlâ’mız Allah’ın hikmetiyle… Ve bu şekilde, bu rahmet, hikmet, kerem hakikatleri konuştular.”

11. “Bundan sonra her yönden nurlar beni kuşattı. Ve büyük olan sahibimiz Allah’ın haşmeti, bizi yüceltti.”

12. “Allah’ım seni tenzih ederim, sen yaratanların en hayırlısısın. Ve çok mükemmel bir şekilde çok çok yaratansın ve biat (antlaşma) yapanların en iyisisin!”

13. “Allah’ım! Beni maksadıma ulaştır, bütün ihtiyaçlarımı gider. Hece harfleri şeklinde toplanan Hurûf-u Mukattaa hakkı için…”

14. “Muskama emanet olarak bırakılan harflerin sırrı hürmetine; isimlerinin nûrunun parlaklığı hürmetine; yüce olan ruhların hürmetine;”

15. “Bana nurlardan parlak bir feyiz akıt; üzerime gelsin, Nûr isminle kalbimin ölülüğünü dirilt!”

16. “Ey Allah’ım! Bana bir heybet ve celâl giydir. Düşmanların ellerini ilim sayesinde benden uzaklaştır.”

17. “Allah’ım! Benimle her nevi düşman ve hased arasına perde koy, yüce olan ve barışı temin eden Kadîr ve Azîz isimlerinin hürmetine!”

18. “Tecelli etmekte olan Celâl ve azametinin nûruyla; merhamet ve şefkatinle; çok çok bereketli olan Kuddüs isminle, sen bu karanlıkları aydınlığa çevir.”

19. “Ey bu milletin Rabbi olan Allah’ım! Sen Nûr ile ihtiyacımı yerine getir. Öyle bir Nûr ki, tecellisi seri olur. Ve hemen iş biter.”

20. “Her bir peygamberini bir ism-i a’zama mazhar edip onları mucizelerle muvaffak ettiğin gibi, sen Kâfi isminle işlerimi kolaylaştır.” (Mucize değil de sen bana yetersin!)

21. “Ey azamet ve kibriya sahibi, sen sadece bana (ilmî) bir keramet ver; ilim esrarı bana açılsın çünkü sen bütün akılların ve zekâların sahibisin. Onlar ancak seninle açılıyorlar.” (Burada ” Halîm ” kelimesi şefkatli mânasından ziyade aklı, zekâyı hikmet dairesinde kullanan ve taşkınlıklara yol vermeyen zât demektir. Ki Araplar böyle kişilere akıllı / hikmetli mânasında “Halîm” derler. Bu hakikat Sabûr isminin bir nevî tecellisidir.)

22. “Beni her türlü korku ve şiddetten kurtar; ince mânası, kesin olan, hikmetli ve kuşatıcı bir söz ile…”

23. “Ey Celâl Sahibi Allah’ım! Beni “kün” kef’ i ile koru! Ey heybetten ve muvaffakiyetsizlikten dolayı kırılan kırık kalpleri tamir eden ve onları canlandıran Allah’ım!”

24. “Bana (ilimden) bir deniz ver ve o denizin karasının en hayırlı kısmını bana nasib et; çünkü sen benim melceimsin ve bütün sıkıntılar, ancak seninle gider…”

25. “Ve üzerime rızkı rahmet seli gibi yağdır. Çünkü insanlar azmış olsa da sen onların umudusun.”

26. “Sen düşmanlarımızı sağır, dilsiz ve kör et; (bizim ne yaptığımızı bilmesinler…) Ey güçlü Allah’ım! Sen Celâl ve büyüklüğünle onları kekeme eyle!” (Millete yanlışı anlatmasınlar!)

27. “Alîm ve Ganî isimlerinle beraber Kudretinin dairesinde, İsm-i A’zam’ınla yanlış yapmaktan korundum.”

28. “Bütün insanların kalplerini üzerime cevir. Ve Selâm isminin hürmetine bana onlardan bir kabul duygusu nasib et!”

29. “Ya İlâhî işlerimi kolaylaştır ve bize izzet ve yücelik ver. Alî ve A’lâ isimlerinin hürmetine!…”

30. “Ve üstümüze örtünü sarkıtıver; kalplerimize şifa ver; Sen, korkulardan dolayı hastalanan kalplere şifanın ta kendisisin!”

31. “Ey Allah’ım! Bütün çalışmalarımızı bize bereketli kıl ve her şeyi kolaylaştıran “Hû” isminle bütün zorluk düğümlerini çöz!”

32. “Ey İlâhî! Allah, Hû, Hàyra’l-Hàlikîn isimlerinle ve bütün rızıkların, güzelliklerin onun cömertlik hazinesinden gelişip gelen Cevad isminle sana yalvarıyorum.”

33. “Senin kudretinle, her cihetten gelen bütün düşmanları reddediyoruz, geri gönderiyoruz! Ve sen ism-i A’zam’ınla, uzaktan onlara vurup, onları dağıtıyorsun!”

34. “Ya Rabbi, ya Ze’l-Celâl Allah’ım! Çöl kelerinin gelip kendisine şikâyette bulunduğu, Hz. Muhammed hürmetine sen o düşmanlarımızı rahmetinden mahrum et!” (Onları başarısız kıl!

35. “Ya İlâhî! Umudum sensin, efendim sensin; eğer bana tam isabet edecek bir ok atmak istemişlerse, sen onların okunu yamult!” (onlara dönsün!)

36. “Ya Rabbi! Kesin olan iraden ile bütün zarar verenlerin tuzaklarını ve içlerinde sakladıkları kinlerini benden çevir.”

37. “Ey kendilerinden dilekte bulunulanların en hayırlısı ve ihsan edenlerin en hayırlısı; ey umut edilenlerin en hayırlısı, Sen gelmiş geçmiş bu ümmete rahmet eyle!” (Onları muvaffak eyle!)

38. “İsmi Nûr ve güzellik olan yıldızımı parlat; günler ve asırlar boyunca, ey sürekli parlayan Nûr olan Allah’ım!”

39. “Senin Allah, Ehad, Celâl, Celîl, Bedi’, …, isimlerin hep parlamaktadırlar.”

40. “Bütün dualara kesin cevap veren isimlerini sayarak…” “O isimlerinin ortaya çıkıp parlamasıyla çevrenin bereketiyle…..”

41. “Nûr lambası, tutuşturuluyor, gizlice açıklanıyor. Lambaların lambası tutuşturuluyor, gizlice aydınlanıyor.”

42. “Celâl ve Hàlık isimlerinin nûruyla; ve kibriyanla; çok bereketli olan Kuddüs ismiyle; bu fitne ateşi söndürüldü.”

43. “Allah, Hû, Samed, Cebbar, Kahhar isimleriyle ve savaş deniziyle yükselen düşmanlık ateşi söndürülecektir.”

44. “Allah, Hak, …, Cemîl, Vedûd ve Mucîb, … isimlerinin hürmetine…”

45. “Mürîd, Cemîl, Zâhir isminle taksim edilen; yüce ve yüceltilen ayetlerin (ve tefsirlerinin) şanı hürmetine…”

46. “…” ; 47. “…”; 48. “…” (1)

49. “Selâm isminle duamı kabul et ve benimle beraber ol; düşmanlara karşı bana sen kâfi gel; çünkü onlar çok azdılar.”

50. “Ey yüceler yücesi, sen gerçekten yücesin; sen gerçek Haksın, diğer işler sadece araya giren bir rüzgâr esintisi gibidir.”

51. “Senin dergâhına gelen ve iltica eden bütün havl (kasdî güç) ve şiddetli saldırı, ancak seninledir ve senin bu kuvvetinle ancak zulmet dağılır.”

52. “Tâhâ, Yâsîn ve Tâsîn ile bizim için ol, saadetimiz için Tâ Sîn Mîm ile bize dön!”

53. “Kâf, Hâ, Yâ, Ayn ve Sadlarıyla; bizi kuşatan her kötü gözden korunuruz!”

54. “Hâ, Mîm, Ayn sonra Sîn ve Kaflarıyla; Selâm isminle her nevi kötülükten korunuruz!”

55. “Kaf ve Nûn ve onlardan sonraki Hâ Mîm ile yine korunuruz. Ve Duhan suresinde sağlam bir sır vardır.”

56. “Elif Lam ile ve Nîsâ sûresiyle ve Mâide ukùduyla; En’âm ve Nûr surelerinde bir nur parlamıştır.”

57. “Elif Lâm sonra peşlerindeki “Ra” sırrıyla; Nûr isminle bütün (süflî) ruhanîlerin üstüne çıktım.”

58. “Elif Lam sonra Mîm ve Ra’sı ile ruhların mecmaına yükseldim. Fakat hakiki Ruh çok yücedir.”

59. “Kitabın (Kur’an’ın) bütün Hâ Mîm’lerinin sırrıyla üzerime Nûr isminin fazlı aksın, ey bölümlere ayrılmış Nûr!”

60. “Amme, Abese, Nâziat ve Târik sûrelerinle Ve’s-Semâ-i Zâti’l-Burûc ve Zilzal sûrelerinde…”

61. “Tebâreke, sonra Nûn, sonra Seele Sâil sûreleri hürmetine. Hümeze, Ve’ş-Şemsi Küvvirat surelerinde…”

62. “Ve’z-Zâriyât-i Zerven, Ve’n-Necmi İzâ Hevâ ve İkterabet sûreleriyle bana işler yakınlaştırıldı.”

63. “Bütün Kur’an sûrelerinin içinde hizip ve ayet olarak, okuyanın okuduğu ve manen nâzil olduğu kadar sırlar vardır.”

64. “İşte ey Allah’ım! Senin fazlınla bu şekilde yazdırdığın üstün kitaplar hürmetine sana yalvarıyorum.”

65. (Mealen) “Rahman ve Rahim isminin tecellisiyle yeni ve harika olarak esmâ-i hüsnâna dayanılarak yazılmışlar ve Hakîm ismiyle taksim edilmişler.”

66. “… Senin esmâ-i hüsnân sırrıyla fetih ve nasrı (ilâhî yardımı) sür’atli netice verirler.”

67. “Kibriya ve hâkimiyetinin nuruyla ey efendim! Âyetü’l-Kübra ile beni âni felaketlerden emin kil!”

68. “Ey İlâhım, zuhûr ve kemalâtının hakkı için ve bu şekilde odaklanan esmâ-i hüsnân ile beni dağınıklıktan kurtar…”

70. “Bunlar Nûr harfleridir. Yüce ve yüksektirler. Asâ-yı Mûsa ismiyle de karanlık dağıldı.”

71. “Ya Rabbi onun sırrıyla sana yalvarıyorum. Gayet zillet içindeki birinin yalvarışıyla… Ki; onunla insanlar hidayet buluyor…”

72. “Bu mânadaki bütün kelimelerin şan ve şerefi, üstünlüğü vardır. Günler ve çağlar devam ettikçe; Ya Rabbi sen şefkat et!”

73. “Ya Rabbi, gerçekten ben Seni çağırdım; bütün ayetlerle ve ayetlerin içindekileriyle Sana yalvardım!”

74. “İşte bütün bunlar nur kelimeleridir, onların hususiyetlerini topla. Ve mânalarını tahkik et; bütün hayır onlarla tamamlanır…”

75. “İşte Ya Rabbi, bana muahhar bir yardımcıyı daima hazır et: Allah’ın ifriti; onunla bütün sıkıntılarımı gider…”

76. “O ifrit içinde bana itaat eden bir hizmetkârı musahhar kıl; Fatiha ve peşinde gelen Kur’an hurufâtı hürmetine…”

77. “İşte Ya Rabbi! Senin o İsm-i A’zam’ınla Sana yalvarıyorum ki; onunla dua edildiği zaman bütün işler kolaylaşır.”

78. “Ya İlâhî! Sen zayıflığıma acı, zellelerimi bağışla; o dua sayesinde ki, bütün peygamberler onlarla dua etmiş ve yalvarmıştır…”

79. “Ey Hàlikım! Ey Efendim! İhtiyacımı kaza et. Ya Rabbi bütün işlerim sana teslimdir…”

80. “Ya Rabbi! Hz. Muhammed’in sana olan yakınlığıyla (velayetiyle) sana yalvarıyorum ve onda birleşen Esmâ-i Hüsnâ’n ile Sana yalvarıyorum.”

81. “Sen cömertliğinle, af ve safhınla tövbelerimizi kabul etmekle miskin olan kuluna muamele et; beni kötü bakışlardan koru!”

82. “Beni hayra, doğruluğa ve takvaya muvaffak eyle ve yüksek cemaat ile Firdevs Cennetine yerleştir.”

83. “Hayatımda ve öldükten sonra ve kabrin karanlıklarını üstümden atıp, nuru görünce bana şefkatle muamele et.”

84. “Ve haşirde ya İlâhî amel defterimi beyaz kıl; eğer tartılarım hafif gelirse, Sen onları ağırlaştır.”

85. “Beni hızla Sırat sınırından geçir. Beni ateşin (cehennemin) ve içindekilerin sıcaklığından koru!”

86. “Ve işlediğim bütün günahlarda bana müsamaha göster. Çok çok kabarık olsa da benim bütün günahlarımı affet…”

87. “İste ey şanı yüce İsm-i A’zam’ı taşıyan! Sen tehlikeli bütün durumlardan kurtulacaksın, sonunda selamete ereceksin.”

88. “Dövüş, çekinme; savaş, korkma; vahşilerle mamur olmuş bütün her yere bas!”

89. “Karşıla, kaçma; dilediğin her düşmanla mücadele et; her yeri kuşatmış olsalar da kralların şiddetinden korkma!”

90. “Korkacağın bir yılan olmayacak; göreceğin bir akrep olmayacak ve sallanarak sana gelen bir arslan olmayacak!”

91. “Kılıçtan korkma, hançerin darbesinden korkma, mızraklardan korkma ve okların şerrinden de korkma!”

92. “İşte bunu okuyanın mükâfâtı Zât-i Ahmediye’nin şefaatidir. Ve cennetlerde saf olmuş hurilerle beraber haşrolacaktır.”

93. “Ve bil ki, Hz. Muhammed Mustafa peygamberlerin en hayırlısıdır. Ve Allah’ın dağınık (çeşit çeşit) yaratıklarının en üstünüdür.”

94. “Her ihtiyacın anında O’nun (asm) makamını kendine şefaatçi yap; Ondan iste ki zulümden ve azgınlardan kurtulasın…”

95. “Ya Rabbi! Her gün ve her saat, her eşya hareket ettikçe, Sen, mücteba olan Hz. Muhammed Mustafa’ya salât ve rahmet indir.”

96. “Sen o Resul-i müctebaya ve bütün ailesine salât indir; yer bitkileri ve rüzgârın esintileri kadar.”

97. “Yeri ve göğü dolduran bir salât ile Ona salavât indir. Parlayan gök gürlemeleriyle beraber, yağan bulutların yağmuru kadar…”

98. “Ey Muhammed (asm), bizzat Allah ve meleklerinin sana salât ve selam etmesi sana yeter.”

99. “Sen de daima, yalvararak O’na selam ve barış elini uzat. Güneş doğup günler ve çağlar geçtikse…”

100. “Haşim ailesinden temiz olanlara da selam et. Hacıların hac edip verdikleri selam sayısınca…”

101. “Ya İlâhî! Ömer ile beraber Ebu Bekir’den razı ol; sâbit-kadem olan Haydar ile beraber Osman’dan da razı ol:”

102. “Ve böylece bütün Âl ve Ashabtan da razı ol, evliya, salihler ve içlerinde barınanlardan da razı ol…”

103. “Bu Hz. Muhammed’in amcasının oğlu olan Ali’nin makalesidir. Mahlûkatla alâkalı bütün bilgi sırları ve gizli bilgiler onda toplanmıştır.”

Dipnot:

(1)            Bu isimlerin meali tam bilinmemektedir.

Celcelulutiye duası için kaynak

 

Müşteri celbi için Esmaül Hüsna

Dükkana daha bol müşteri gelmesi için adeta dükkana müşteri yağması için Esmaül Hüsna yani Allah’ın güzel isimleri okunabilir.

Günde 41 kere Rezzak, 41 kere Vehhab isimlerinin okunması tavsiye edilmektedir.

Allah’ın Rezzak isminin manası “kesintisiz bir şekilde çokça rızık veren” dir.

Allah’ın Vehhab isminin manası “karşılıksız veren, bağışlayan, daha çok veren”dir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ