Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Rahmân Suresi 77. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Rahmân Suresi 77. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Rahmân Suresi 77. ayeti ne anlatıyor? Rahmân Suresi 77. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Rahmân Suresi 77. Ayetinin Arapçası:

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Rahmân Suresi 77. Ayetinin Meali (Anlamı):

Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kud­retini yalanlayabilirsiniz?

Rahmân Suresi 77. Ayetinin Tefsiri:

Bu iki cennette bulunan nimetler de şöyle haber verilir:

Bunlar, yeşilin en koyusu ile ifade edilebilecek derecede yemyeşildirler.

Orada şadırvan gibi, şelale gibi devamlı fışkıran iki kaynak vardır. Çünkü النضخ (nadh) kelimesi, suyun fışkırmasını ve coşup kaynamasını ifade eder.

Emsali görülmedik meyveler, bunlar içinde özellikle zikre değer hurmalar ve narlar vardır. Çünkü bu ikisi, meyvelikle beraber yemek ve devâ itibariyle hususi bir duruma sahiptirler.

Bu cennetlerde ahlâkı güzel, yaratılışı mükemmel kadınlar; inciden yapılmış çadırlarda sadece efendilerine tahsis edilmiş huriler bulunmaktadır. “Huri”, gözünün siyahı oldukça siyah, beyazı oldukça beyaz güzel gözlü kadın demektir. (bk. Sâffât 37/48-49) Öyle ki bunlara da, cennetteki kocalarından önce ne bir insan eli değmiştir, ne de cin.

Cennet yastıklarından, yeşil yastıklar, çeşitli şekillerle ve zînetlerle süslenmiş kalın döşe­meler. Cennetlere erişenler, bunlar üzerine yaslanırlar. عَبْقَرِيٌّ (‘abkarî), Yemen bölgesinde bulunan Abkar kasabasına mensup demektir. Orada son derece güzel, nakışlı halı ve kilimler dokunurdu. Yüce Allah bu nakışlı yaygıları anlatmak suretiyle, o iki cennetin döşek ve yataklarını insan zihnine yaklaştırmaktadır.

Tasvir edilen dört cennetin ilk ikisi ile son ikisi arasında şöyle bir karşılaştırma yaparak derece farkını belirtmek mümkündür:

Dikkatlice bakıldığında ilk iki cennetin özelliklerinin, sonraki iki cennet­ten üstün olduğu anlaşılır. İlk ikisinde, “Onlarda durmadan akan iki pınar vardır”, son ikisinde ise, “Fışkıran iki pınar vardır” buyrulmuştur. “Durmadan akmak”, “fışkırmak”tan daha üstündür. Öncekilerde, “O ikisinde, her türlü meyveden çifter çifter vardır”, bu­rada ise, “Onlarda meyve, hurma ve nar vardır” buyrulmuştur. Birincisi daha şumullü ve muhtevalıdır. Öncekilerde hurileri vasfederken, “Sanki onlar yakut ve mer­candır”, burada ise “ O cennetlerde iyi huylu, güzel yüzlü hanımlar vardır” buyrulmuştur. Her güzellik, yâkût ve mercan güzelliği gibi olmaz. Dolayısıyla birincideki niteleme daha üstündür. Öncekilerde yatakları nitelerken, “Astarlan kalın ipekten yataklara yas­lanırlar”, burada ise, “Yeşil yastıklara yaslanırlar” buyrulmuştur. Şüphesiz, yas­lanmak için hazırlanmış olan astarı kalın ipekten yataklar, çadır eteklerinden ve yastıklardan daha üstündür.

Sûrede başından sonuna kadar bir taraftan Cenâb-ı Hakk’ın kerem ve rahmetinin tecellilerine yer verildiği gibi, bir taraftan da celâl ve azametinin tezahürleri dile getirilmiştir. Her ikisi de Allah Teâlâ’nın emri ve muradıdır. Bunları var eden, müttakî kullarına keremiyle, nankörlere ise celaliyle muamele edecek olan Allah Teâlâ’nın ismi çok yücedir, yücelerden yücedir.

Resûl-i Ekrem (s.a.s.): يَا ذَا الْجَلَالِ وَ الإكْرَامِ (yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm): Sonsuz büyüklük ve ikram sahibi Allahım! diye başlayarak dua etmeyi ihmal etmeyip sık sık söyleyin” buyururdu. (Tirmizî, Deavât  92; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 177).

Allah Resûlü (s.a.s.), selam verip namazdan çıkınca, üç defa “estağfirullah” dedikten sonra, اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَ الإكْرَامِ (Allahumme ente’s-selâm ve minke’s-selâm tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm) Allahım! Selâm sensin. Selâmet ve esenlik sendendir. Ey sonsuz büyüklük ve ikram sahibi olan Allahım! Sen hayır ve bereketi çok olansın” derdi. (Müslim, Mesâcid 135; Ebû Dâvûd, Vitr 25)

Rahmân sûresinin sonunda yer alan Allah Teâlâ’nın sonsuz büyüklük ve ikram sahibi oluşunun; mü’minlere takvâ derecelerine göre nimet, kâfirlere ise inkârdaki durumlarına göre azap tecellîsinde bulunuşunun farklı bir açıklaması olarak ve insanları mecbûren inanacakları dehşetli kıyâmet manzaraları görülmeye başlamadan önce inkârdan vazgeçirip iman ve şükre yönlendirmek üzere Vâkıa sûresi geliyor:

Rahmân Suresi tefsiri için tıklayınız…

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Rahmân Suresi 77. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız…

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ